Murat Üstübal’ın “Kırbozumu” kitabındaki şiirleri, her zamanki gibi soldan sağa okumakla yetinilecek gibi değil. Belki bir tabloya bakarcasına, ama her tarafına bakılarak okunacak metinler.
NECMİYE ALPAY
20:18 | 17 Kasım 2009
20:18 | 17 Kasım 2009
Kırbozumu”, Murat Üstübal’ın ikinci şiir kitabı. İlk kitabı “Huyname”, 2008 başlarında YKY'den çıkmıştı ve kitaba adını veren şiir, İlhan Berk’e adanmıştı.
O adamayı yüzeysel bir jestten ibaret saymamak gerekiyor: Üstübal, İlhan Berk’in şiiriyle olan ilişkimizi geliştirebilecek bir şiir düşünürü aynı zamanda. Şiir üzerine yazdıkları, kendi şiiri kadar İlhan Berk’in şiirlerine de kapı açan metinler. Bir miktar İlhan Berk’in, bir miktar da Necmi Zekâ’nın şiirlerine.
Gerçekten de, okunması hiç kolay olmayan şiirlerle karşı karşıyayız yine. Bu nedenle, Üstübal’ın verdiği anahtarların, yani şiir üzerine yazdıklarının bir an önce kitaplaşmasını diliyorum. Böylelikle biz de şiirleri ile düzyazılarını bir arada okuyup biraz daha donanmış olarak yol alabiliriz.
O kitabı beklerken, Üstübal'ın yazılarından ikisinin adını ve adresini vermeden geçmeyeyim:
1) “Ücra-Şiir’de geriye yaslanmalar” (Pan Yayıncılık'tan geçen yıl “heves/eleştiri” dizisinin ilk kitabı olarak çıkan “Gelenekle Deney” adlı ikidilli (Türkçe-Almanca) ortak yapıtta);
2) “Kes-Yapıştır Yerine Pick-Up”: www.poetikhars.com adlı internet sitesinde.
Felsefeyle iç içe geçen şiir
Bu yazılar bize hazıra konacağımız reçeteler vermiyor; Deleuze ve Guattari gibi zorlayıcı, insanı bütün ufkunu değiştirmeye zorlayan düşünürlerle haşir neşirler. Dolayısıyla, yalnızca şiir değil, başka ilgi alanları açısından da önem taşıyan yazılar. Ama Üstübal'ın şiirlerini okuyacaksak, bu yazıları da birlikte okumanın yararını göreceğiz, çünkü şiirlerde rastladığımız epey sözcük, kavram ve fikir bu yazılarda yer buluyor ve açıklanıyor.
Sözgelimi, Kırbozumu’nda geçen “Doğallıkta Süregiden” (s. 9), “katiyetin zifirisi”, “göç mutlaktır” (s. 57) sözleri, şairin birer felsefi mesele olarak doğallık, mutlaklık ve göçebelik ile ilgili tavırlarını ya da ilgilerini bildiğimizde biraz daha tanıdık gelebiliyor.
‘Pick-up’ ilkesi
“Doğallıkta Süregiden” sözünü, şairin “Kes-Yapıştır Yerine Pick-Up” başlıklı yazısında dile getirdiği bir fikirle bağlantılandırabiliyoruz örneğin: “doğa içi unsurların dinamize edilmesi (...) varlığın doğal kılınması”.
Aynı biçimde, ‘göç’ kavramı da, toplumbilimselden çok felsefi bir kavram olarak, düşünceler arası ilişkileri ele almanın bir biçimidir burada; şairin benimseyip savunduğu ‘pick-up’ ilkesine dahildir.
‘Pick-up’, Üstübal'ın şiirlerine egemen olan anlayışı (poetikayı) özetleyen ve andığım yazılara da adını veren iki kavramdan biri (diğeri ‘Ücra şiir’). Üstübal'ın sunumuyla, edebiyat sözlüğünde yeni bir tanıma kavuşmuş durumda bu kavram.
Yeni sözcükler üretmek, kesip yapıştırmak: Bunlar Üstübal’ın başvurmadığı teknikler değil; kitap ve şiir adlarından da görülebilir bu. Anlamın sessel çağrışımlar yoluyla ironi yaratarak boşa çıkarılması: Bu da görülebilir.
Şiirsel kalıpları aşmak
Ancak, bütün bunlar alışılmış dizimsellik içinde yazılmamış, yani her zamanki gibi soldan sağa okumakla yetinilecek gibi değil. Belki bir tabloya bakarcasına, her tarafına bakılarak okunacak metinler. Her durumda, soyut resimler gibi, bize ilk anda yabancı geliyor bu şiirler.
Tam olarak yabancı da değil aslında; kitabın ‘bağbozumu’nu çağrıştıran adından itibaren, arada bir karşımıza tanıdık bir şeyler çıkıyor. Necmi Zekâ'daki gibi sıcak olmasa da, çağrışımlarıyla tanıdık bir şeyler: “Dirim Kurgu”, “Gece Konmayan”, “Mass Eziş” vb (üçü de “Kırbozumu”ndan şiir adları). Gelgelelim, bunları hemen tanıdık gelen bir bağlama yerleştiremiyoruz, şiir ve kitap boyunca sürekli olarak önümüzden kaçıp giden bir şeyler oluyor.
Kısacası, bildiğimiz yöntemleri aşmaya çalışmadan okuyamıyoruz bu kitapları. Şairin 'aşmak' anlamına gelen ünlü felsefi terimin Almancasına da başvurması rastlantı sayılmamalı: “Hâl Kapısında İnayet” adlı şiirin bir yerinde ‘aufhebung’ diyor.
Her durumda, bu şiirleri ciddiye alacaksak, okuryazarlıkta belirli yeni adımlar atmamız gerekecek demektir. Tıpkı klasik müzikten ya da caz müziğinden ‘anlamak’ için uğraşmamız gerektiği gibi. Türün kendi içinde seçim yapma, bazı ürünleri daha çok, bazılarını daha az başarılı bulma yetisine de ulaşırız belki bu çabanın sonucunda.
“Kırbozumu”
Murat Üstübal
Ebabil Yayınları
Fiyatı: 4,50 TL
ŞİİR


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder